Sehven Değil, Şahsen: 14 Yıllık Kirli Su Skandalını Ne Çabuk Unuttunuz? - Eskişehir Haber

Eskişehir Magazin

Sehven Değil, Şahsen: 14 Yıllık Kirli Su Skandalını Ne Çabuk Unuttunuz?

Sehven Değil, Şahsen: 14 Yıllık Kirli Su Skandalını Ne Çabuk Unuttunuz?
Yayınlama: 12 Nisan 2026 Pazar
A+
A-

Eskişehir’de son günlerde patlak veren ESKİ’deki "fahiş tarife" skandalı üzerine belediye cephesinden cılız bir "sehven hata" açıklaması ve yarım ağız bir özür geldi. Kamuoyu şimdi bu hatanın yargı önündeki akıbetini bekliyor. Ancak şehri çeyrek asırdır yöneten iradenin "pişkinlik kronolojisine" baktığımızda, bu son olayın aslında buzdağının sadece görünen ve "kibar" kısmı olduğunu görüyoruz.

Gelin, hafızalarımızı biraz zorlayalım ve Eskişehir tarihinin en büyük sağlık ve yolsuzluk skandallarından birine, o tozlu raflardaki **"Damacana Skandalı"**na gidelim.

14 Yıl Boyunca Tarihi Geçmiş Damacanadan Su İçirdiler!

Yıllar önce ortaya çıkan gerçek kan dondurucuydu: Eskişehirlilere tam 14 yıl boyunca kullanım ömrü dolmuş, yönetmeliklere aykırı, sağlıksız damacanalarla Kalabak Suyu dağıtılmıştı. Skandalın boyutları bununla da sınırlı değildi; o günkü sistemde olması gereken 600 bin yeni damacana sırra kadem basmıştı! İhale kayıtlarında "alındı" görünen ama gerçekte ortada olmayan bu binlerce damacananın hesabını kimse veremedi.

Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı, şehre dair her kriz anında olduğu gibi yine şehir dışındaydı. Olay patlak verince, ESKİ Genel Müdürü Suat Balcı’nın istifası istenerek mesele "soğutmaya" bırakıldı.

"Tek Tek Ben mi Bakacaktım?" Pişkinliği

Peki, o gün halktan özür dilediler mi? Hayır! Bilakis, Belediye Meclisi’nde kayıp damacanaların hesabı sorulduğunda dönemin başkanı, tarihe geçecek o "pişkin" yanıtı verdi: “Tek tek ben mi bakacaktım damacanaların altına?”

Şehrin belediye başkanı, 14 yıl boyunca halkın sağlığıyla oynanmasından, sistemdeki yüz binlerce damacananın buharlaşmasından sorumlu değilse, kim sorumluydu? Olan yine sağlıklı su içtiğini sanan vatandaşa oldu. Aylar süren su kesintileri, yeni damacanalar için kasadan çıkan ek milyonlar ve kapanan bir dosya...

"Ryan’ı Kurtarma" Operasyonu ve Sakarıbaşı Masalı

O dönemdeki muhalefet (AK Parti İl Yönetimi), bugünkü gibi diri bir takip yapamadığı için "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" edasıyla suçlular kahraman ilan edildi. Hatta o günlerde konuyu unutturmak için adeta bir "Er Ryan’ı Kurtarma" operasyonu yapıldı. 1999 vaadi olan ama yıllardır dokunulmayan "Sakarıbaşı’ndan su getirme" projesi ısıtılıp halkın önüne konuldu. Milyarlık protokoller imzalandı, kabahatliler "hizmet aşığı" gibi sunuldu.

Sonuç? Sakarıbaşı'nda su azaldı, pandemi dendi, proje rafa kalktı. Dosya yine tozlandı, yine birileri hesap vermeden sıyrıldı.

Elini Kaptırırsan Kolun da Gider!

Bugün yaşanan "sehven tarife hatası" ile o günkü "kayıp damacana" skandalı arasındaki fark şudur: O gün hesap sorulmadığı için, bugün "sehven" diyerek işin içinden sıyrılabileceklerini sanıyorlar. Hayatın doğası budur; dün elini kaptırırsan, bugün kolunu isterler.

Çeyrek asırdır süregelen bu "yönetilemeyen süreçler" ve takip edilemeyen skandallar serisi, bugünkü cüretin ana kaynağıdır. Eğer o gün damacanaların ve halkın sağlığının hesabı yargı önünde kuruşu kuruşuna sorulsaydı, bugün kimse meclis iradesini "sehven" baypas etmeye cesaret edemezdi.

Şimdi soruyorum: Bu son "hata" gerçekten sehven mi, yoksa geçmişteki o cevapsız soruların, sorulmayan hesapların özgüveniyle yapılmış bir "şahsi" müdahale mi?

Eskişehir halkı artık "tek tek ben mi bakacağım" diyenleri değil, tek tek her kuruşun ve her damla suyun hesabını verenleri hak ediyor.

Bu yazı, Eskişehir yerel hafızasındaki unutturulmak istenen gerçekleri hatırlatmak amacıyla kaleme alınmıştır.



Gönderen: ozgurtikiz



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024