Çocuklarda Gizli Tehlike: Aşırı Beklentiler ve Sosyal Medya Depresyonu Tetikliyor! - Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

Çocuklarda Gizli Tehlike: Aşırı Beklentiler ve Sosyal Medya Depresyonu Tetikliyor!

Çocuklarda Gizli Tehlike: Aşırı Beklentiler ve Sosyal Medya Depresyonu Tetikliyor!
Yayınlama: 5 Haziran 2026 Cuma
A+
A-

Mükemmeliyetçilik Baskısı Çocukları Depresyona Süklüyor! Uzmanlardan Ailelere Kritik Uyarılar

Günümüzde çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu ve duygu durum sorunlarının görülme sıklığı giderek artıyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit; sosyal medya, ebeveynlerin mükemmeliyetçilik baskısı, aile içi çatışmalar ve yoğun akademik rekabetin bu ruhsal problemlerin temel nedenleri arasında yer aldığını belirtiyor. Çocukların oyun alanlarının daralmasının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayan Kilit, tek tip başarı anlayışından uzak durulması gerektiği konusunda aileleri uyarıyor.

Uzman Dr. Neriman Kilit Açıkladı: Çocuklara Koyulan Yüksek Çıtalar Yetersizlik Duygusu Yaratıyor

Çocuk ve ergen ruh sağlığı üzerinde çevresel faktörlerin, dijitalleşmenin ve modern yaşam dinamiklerinin olumsuz etkileri her geçen gün daha net bir şekilde kendini gösteriyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, çocuklarda tırmanışa geçen depresyon riskini, eğitim sistemindeki yoğun rekabeti ve yanlış ebeveyn tutumlarını mercek altına aldı.

Mizaç ve genetik yatkınlıkların yanı sıra çevresel uyaran fazlalığının çocuk psikolojisinde önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kilit, akran iletişiminin yerini alan dijital dünyanın çocukları yalnızlığa sürüklediğini ifade ediyor.

Çıtayı Aşama Çocukta Yetersizlik Duygusu Başlıyor

Aile içi huzursuzluklar ve özellikle anne-babaların çocuklarına yönelik yüksek mükemmeliyetçi beklentileri, yeni nesil üzerinde ağır bir stres yükü oluşturuyor. Çocukların ailelerinin belirlediği yüksek standartlara ulaşamadıklarını hissettikleri an derin bir yetersizlik hissiyatı geliştirdiklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, bu durumun doğrudan depresyonu tetikleyen mekanizmalardan biri olduğunu vurguluyor.

Sınav Odaklı Yaşam ve Pandemi Sonrası Rutinler Stres Kaynağı

Eğitim sistemindeki yoğun rekabetçi yapının ve sınav odaklı yaşam modelinin çocukların oyun oynama ile dinlenme sürelerini ellerinden aldığını ifade eden Kilit, şu tespitlerde bulunuyor:

“Sürekli bir yarış içinde olmak, çocuklarda kronik stres ve tükenmişlik yaratarak depresyona zemin hazırlıyor. Öte yandan pandemi dönemiyle birlikte çocukların rutinleri bozuldu ve belirsizlik arttı. Bu süreçte yaşanan hareketsizlik ve uyku düzenindeki bozulmalar, biyolojik olarak da depresyon riskini artırdı.”

Dış Görünüşte ve Yaşam Tarzında "Tek Tip" Baskısı

Sosyal medyanın da etkisiyle çocukların hem fiziksel hem de yaşam tarzı olarak tek tipleştirilmeye çalışıldığına işaret ediliyor. Kız çocuklarında aşırı zayıf ve birbirine benzeyen yüz hatları, erkek çocuklarında ise kaslı olma baskısının sosyal medya akımlarıyla idealize edildiği belirtiliyor.

Aynı zamanda dijital mecralarda "daha az çalışarak daha fazla kazanmanın normal olduğu" yönünde verilen yanlış mesajların çocukların gelecek algısını bozduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Kilit, her çocuğun kendi ilgi alanlarını keşfetmesine alan açılması gerektiğinin altını çiziyor.

Doğru Özgüven İçin Sınırlar ve Hak Mahrumiyeti Yöntemi

Kamuoyunda doğru bilinen yanlışlardan biri olan "Çocuğun her istediğini yaparsak özgüveni artar" mantığının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, sağlıklı bir özgüvenin ancak net sınırlar ve doğru bir rehberlikle gelişebileceğini belirtiyor.

Sorumluluk almayan ve sınırları öğrenmeyen çocukların ya düşük özgüvenli ya da kendini aşırı üstün gören bireylere dönüştüğünü ifade eden Kilit, ebeveynlere doğru ceza ve disiplin yöntemi olarak şu önerilerle sözlerini tamamlıyor:

“Çocuklara verilen cezalar üç günden fazla olmamalı. Özellikle küçük çocuklar uzun süreli cezaların nedenini kavrayamaz ve hatırlamaz. Davranışı sönümlendirmek için uygulanması gereken doğru ceza yöntemi, hak mahrumiyetidir. Çocuklara da yaptıkları davranışın doğal sonucu olarak hak kaybı uygulanmalı ve bu durum şiddet veya bağırma olmadan, net bir şekilde açıklanmalı.”



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024